Meteora;

  • 6. GÜN

Meteora;

Burayı işleten Yunanlı iriyarı, şişman biri. Çok sempatik. Fenerbahçeli olduğumu öğrenince durmadan bana takılıyor. Bu sene Fenerbahçe’nin durumuyla ilgili dalga geçiyor.. “İyiki ligden düşmediniz.” falan diyor. Kendisi Panatinaykoslu..

Türk takımları hakkında epey bilgiye sahip.. Ben onun kadar detaylı bilmiyorum.

Çok tuhaf …

Geceyarısı karşımdaki boşluğa bir İsrail’li motosikletçi gelmiş. Çadır kurmuş.. Güzel bir Suzuki motosikleti var.. O da benim gibi tek takılıyor..

Sabah kalkınca konuştuk. Türkiye’den geçip İsrail’e gidecekmiş..

Nasıl yapacaksa.. Bana hiç akıl işi gibi gelmedi.. Türkiye’den sonra Suriye yada Irak

hiç güvenli değil.. Kendi bilir..

Az ilerimde bir Alman abi ile eşi kalıyor. Mercedes arabalarıyla çektikleri bir karavanı var..

Karı-koca kahvaltı hazırlıyorlar.. Çaktırmadan onları izliyorum.. Yüzlerinde o kadar ciddiyet varki, yaptıkları işe o kadar önem verir bir halleri var ki, kahvaltı masasını görmesem uzaya uydu fırlatmakla uğraşıyorlar sanırım..

Abi tam bir teknoloji delisi. Her şey için otomasyonu var. Karavanı uzaktan kumandayla yönetiyor. Karavanın amörtisörlerini de, brandayı da… Pes doğrusu..

Meteora uzun zamandır görmek istediğim bir yerdi. Dimdik sarp tepelerin üstüne manastırlar yapmışlar.. Gerçekten enteresan.. Merdivenleri, en kenarlardaki duvarları

hakikaten çok ilginç..

İnsanlar dinler adına neler yapmışlar.. Bu kadar zor yerlere bunları yapmak akıl işi değil..

Çoğu da kullanılmıyor.. Turistik amaçlı bakım yapılıyor.

Çok detaylı da gezmedim.. Yakınlardaki bir kaç tanesini ziyaret ettim, o kadar

Bu gün buradayım.. Hiçbir yere gitmiyorum.. Yorgunum…

Bütün gün yatacağım..

Sonraki Bölüm

Okuduğunuz İçin Teşekkürler

Yorum Yapın