İyiki Yolu Şaşırmışım;

16. GÜN

İyi ki Yolu Şaşırmışım;

Yine sabah, yine yollar..

Erken kalkıyorum ama çadırı toplamak, çantaları hazırlayıp yüklemek epey zaman alıyor..

Artık kahvaltıyı da yola çıktıktan bir süre sonra yapmaya başladım.. Bir iki saat yol aldıktan sonra, yollarda kahvaltı için yer bakmaya başlıyorum.. Bazen bir marketten bir şeyler alıp atıştırıyoru, bazen bir fırından..

Artık Adriyatik denizi bitmek üzere.. Günlerdir onunla yolculuk yapıyorum..

Sabah sabah yine yolumu kaybettim.. Bu sefer navigasyonun suçu yok.. Kendi dikkatsizliğimden..

Dönmek için aşağıdaki kasabaya kadar inmek zorunda kaldım..

Kasabanın içine girince çok sevdim.. Meydan, büyük ağaçlar, dükkanlar, kafe çok hoş..

Durup indim. Karşıdaki pastaneye girdim.. Şişman bir genç kız tezgahta..

“Kahvaltı yapacağım.. Ne önerirsin ?” diye sordum.

O da bir böreği gösterdi..” Biz kahvaltıda genellikle bunu yeriz .” dedi

Aldım.. Tam karşısında kafe var, oraya oturdum. Garson geldi “Ne içersiniz ? Diye sordu..

Böreği göstererek “Breakfast coffe” dedim.. Güldü.. “Yeni bir kahve icad ettin” dedi.

Büyük bir fincanda kahve getirdi.. Kahvaltımı yaptım.. Burayı çok sevdim..Buradaki zamanı biraz uzatmak istiyorum.. Kahvaltıdan sonra bir espresso söyledim..

Şimdi onu içiyorum..

İşte benim anlatmak istediğim yer burası.. Bu eski ve güzel binalar, bu küçük meydan, bu dükkanlar, ağaçlar hepsi zaman içinde oluşmuş yerler. İçinde gerçek hayat yaşanıyor.. Etrafta doğru düzgün bir hotel bile yok.. Aman olmasın..

Karşıdaki Tabacco bayii, market, eczane hepsi buranın yaşantısına ait. Buraya ait olamayan şu an bir tek ben varım.. Ben de biraz sonra gideceğim zaten..

Bu nasıl böyle rastladı.

Bazı anlar spontonedir. Aniden olur, kendiliğinden. Buda öyle işte.. Bir daha olur mu? Belki ama zor..

Mutluyum… çok mutluyum…müthiş mutluyum…

“Nirvana’ya ulaşmak” bu olsa gerek..

Yola çıktım. Yukarı ana yola bağlanmadan önce aşağıya kasabaya doğru tekrara baktım..

“İyi ki yolu şaşırmışım..” Dedim..

Sonraki Bölüm

Okuduğunuz İçin Teşekkürler

Yorum Yapın