Alpler;

  • 17. GÜN

ALPLER;

Sabah erken kalktım. Toparlanıp yola çıkıncaya kadar saat 7 oldu.. Tabi Teyze orada, ofisin etrafındaki çiçeklerle uğraşıyor..

Ödemeyi yaptım.. Memnun olarak kamptan ayrıldım..

Kahvaltı saatine kadar motosiklet sürüp, sonra kahvaltı yapma işini çok sevdim..

Yol kenarında büyük marketler var. Bir tanesinin otoparkına girdim, motosikleti bıraktım.. İçeride pasta, börek bölümü var.. Kahvaltılık bir şeyler alıp otoparkı gören camekanlı bölmeye oturdum.. Kahvaltımı yaptım..

Saat 9 u geçti.. Etrafta yaşam başladı.. Markete gelenler, gidenler.. Hayat her yerde aynı.. Bir birine benziyor..

Yola çıktım.. Alp dağlarına tırmanış başladı.. Çıktıkça çıkıyorum.. Dağlara çıktıkça etraf ve manzara harika..

Tam zirvede Avusturya hudut kapısı var. Pasaportu gösterip geçtim. Avusturya topraklarındayım..

Aslında bir ara İtaly’dan Fransa’ya ğeçmeyi düşünmüştüm ama sadece Alp Dağlarını görmek için o rotadan vazgeçip Avusturya’yı tercih ettim..

Zirveyi geçtikten sonra bir iniş var ki, inanılmaz..

İkinci viteste frenlerle ancak hızımı 40 km. lere düşürüyorum.. Üstelik aşırı zor virajlar..

Motosikletle yukarı tırmanmayı her zaman aşağı inişe tercih etmişimdir…

Bir aksilik te bu sabah kulak tıkaçlarımı kaybettim.. Çok aradım bulamadım.. Her halde bir yerde düşürdüm..

Kulak tıkaçları olmayınca bu dik yokuşlarda ki motor gürültüsü çok berbat..

İlk girdiğim kasabada kulak tıkacı arayacağım..

Saat öğleni geçti.. Birkaç tane daha zirve geçişi yaptım.. Bulduğum ilk kasabada gördüğüm bir markete girdim..

Burası aslında kadınlar için makyaj malzemesi satan büyük bir yer..

İçeride benim varlığım biraz tuhaf kaçıyor ama neyse..

Tezgahtar kıza kulak tıkacını sordum, varmış.. Gitti, raftan bulup getirdi.. İçinde ayrı renklerde dört takım var.. Taktım, harika.. Fiyatı da 3,20 euro..

Buralarda benzin istasyonlarında pompacı yok.. Kendin dolduruyorsun.. Parayı girip marketteki kasaya ödüyorsun..

Artık yorulduğum saatlerdeyim.. Bir kamp yeri bulup dinlenmeliyim..

HOLLANDALI;

Alpler tek sıra halinde değiller.. Bütün Avusturya’yı kaplamış halde birçok sıra dağlardan oluşuyor..

O nedenle ara ara zirvelerden geçiyorsun..

Şu an dağların eteklerinde gidiyorum..Yanımda yine azgın bir nehir akıyor.. Üzerinde rafting yapanlar var.. Bir de yollarda çok bisiklet sürücüsü görmeye başladım..

Bunlar ciddi profesyonel insanlar olmalı.. Bacak kasları çelik teller gibi olmuş.. Alplerde, zirve geçişleri için pedal çeviriyorlar..

Bir kaçına selan verdim, ilgilenmediler.. Motosiklet sürenlere patates çuvalına bakar gibi bakıyorlar..

Gök yüzünde kara bulutlar dolaşıyor.. Yağmur geliyor sanırım. Acele etmem lazım..

Haritada, yakındaki bir kamp yerini tespit ettim.. Yolu çok karmaşıktı ama buldum..

Kamp yetkilisi ortalarda yok.. Bir süre ev-ofisin önünde bekledim.. Gelen giden yok..

Köpek gezdiren yaşlı biri beni gördü..

“Ne bekliyorsun? Diye sordu..

“Kampta konaklamak istiyorum ama yetkili kimse yok. Ofis kapalı.” Dedim.

“Gel ben sana bir yer göstereyim” dedi

“Yetkili siz misiniz? Diye sordum “Hayır. Ben burada yazın konaklıyorum.” dedi

“Peki kamp sahibi gelince ne diyeceğiz?

“Sen merak etme. Ben sorumluyum derim.” dedi.

“Okey” deyip gösterdiği yere çadırı kurdum.

Kendisi de hemen benim önümdeki sabit karavanda, kendisinden çok genç bir kadınla kalıyor.. Neyi olur bilmiyorum..

Hollanda’lıymış.. Eski motosikletçilerden. 67 yaşında motosiklet sürmeyi bırakmış.. Kampı tanıttı, bir kaç konuda da yardımcı oldu..

İlginç olan, buralardaki insanlar 70 yaşının üstünde olmalarına rağmen çok sağlıklı görünüyorlar.. ..

Ve biraz sonra yağmur başladı..

Sonraki Bölüm

Okuduğunuz İçin Teşekkürler

Yorum Yapın