Yol Ayırımı;

31. GÜN

YOL AYRIMI;

Bu gece çok iyi uyumuşum… Sabah zinde uyandım.. Sol omzumdaki ağrı devam ediyor.. Dün yine şişme botu denize indirdim.. İki kere demir attım, ondan herhalde.. Sol kolumu kafama kadar kaldıramıyorum.. Yola çıkmadan evvel ırgatı çalıştırabilseydik, iyi olacaktı..

Yanımda yarım paket Aspirinden başka bir ilaç yok.. Bazen teknede bulunması gereken ilaçlar diye listelere rastlıyorum… Küçük bir eczane.. ………… …………….. …………

Susuyorum.. Devam etmekte sakınca görüyorum.

Zaten buraya kadar bu yazı forumdan kaldırılmadıysa büyük şans…

Gerekçe; İnsanları tek başına ve tedbirsiz olarak denizlere dolaşmaya teşvik ettiğinden dolayı, sakıncalı bulunmuş ve yayından kaldırılmıştır..

Bence haklılar.. Şu an kim bilir kaç denizci gözü karartmış, bir sürü eksikle yola çıkmaya hazırlanıyordur..

Ben yine de yazmaya devam edeyim… Kendim için.. Günlük tutuyorum..

Bugün buradayım ve kımıldamıyorum.. Yani… neredeyim? Neresiydi burası.. ?

( İsmi bulmak için haritaya bakıyor.) Skiathos’tayım..

Sabah kalkınca nerede, hangi adada olduğumu unutuyorum… Bir sürü “S” harfiyle başlayan ada isimleri arasında kayboldum.. Ada isimleri birbirine çok benziyor…

Ama Yunanistan dayım.. Bundan eminim..

Yolculuğun bundan sonraki seyri için bir karar vermem gerekiyor.. Burada yol çatallaşıyor..Ya Evia Kanal’ına gireceğim, ya da Skiros’a yöneleceğim.. Evia adasının kuzeyindeyim.. Çok yakınım.. Kanala girmeyi çok istiyorum.. Ama engeller var.. Evia Kanalı na girersem yolum epey uzar…

Zaman olarak beni sınırlayan tek şey teknenin sigortası.. Haziran’da bitiyor.. Tekneyi şirkete devrettiğim için eski sigortayı yenileyemem… O nedenle sigorta sürem dolmadan çıksam iyi olur… Yoksa Yunanistan’dan çıkışta sorun yaşarım..

Düşüneceğim.

Hava raporları iki gün sonra kuzeydoğudan sert bir havanın geleceğini gösteriyorlar.. Hesaplarımı ona göre yapmalıyım..Bulunduğum yer böyle bir havayı atlatmak için uygun değil.. Burası açık deniz sayılır..Sert havayı atlatmak için uygun bir yer bulmalıyım..

Etraftan manzaralar;

Etrafımda demir atmış başka tekneler var… Biraz ilerimdeki bir charter teknesi . Ve içinde iki kadın, iki erkek var.. . Adamlar orta yaşlı.. Kadınlar manken gibi.. Doğu avrupalı olabilirler. Ahlak sınırlarını çok aşıyorlar.. Rahatsız oldum… Denizin ortasında da insana rahat yok.. Bir yanda feribotun taciz eden manevraları, bir yanda sansürüz sahneler.. Ben nereye gideceğim ki…?

Yerimden kımıldamamaya yeminliyim… Ne kadar üstüme gelirseniz gelin.. Bu gün beni buradan uzaklaştıramazsınız…

Tam arkamda bir hava alanı var… Uçaklar inerken yelkenli teknelerin direklerine çarpacakmış gibi oluyor..

Bu bölgede yelkenli tekne ve charter firmaları çok var… Adalar bu işe çok misait… Koyları konaklamaya uygun.. Yazın buralarda yoğun bir hareketlilik yaşanır sanıyorum..

Sancak tarafımda demir atmış büyük bir Defour tekne var.. Teknede üç kişiler… Öğlene doğru yanımdan ayrıldılar.. Demir alırken, ırgatın başına kimse gitmedi.. Arkadaş dümenden kumandayla ırgatı çalıştırdı, demiri aldı… Beş dakika sonra yola koyuldular..

Yemin ediyorum, hiç bir şey demedim… Sadece baktım… O kadar…

Bana o tekneyi verin, dünya turu yapmayan adam değildir… (Fazla sallamışım.)

Okuduğunuz İçin Teşekkürler

Yorum Yapın