Kalimera

2.GÜN

KALİMERA

Burada yapılacak çok işim var… Ben buraya şirket kurmak için geldim.. Amerika’da kuracağım şirketime kendi üstümde kayıtlı olan teknemi makul bir fiyata satacağım.. Ne de olsa şirket benim.. Fazla fiyat çekmenin anlamı yok… Ben bu işi yapınca Türkiye’de bütün işler yoluna girecek… Türkiye’yi karıştıran, sistemi allak bullak eden ve sonunda paldır küldür kovulan ben, işleri düzeltmiş olarak döneceğim..

………… (Bu noktalar, konuya bir parantez koyduğumu ve bundan sonra sallıyacağımı gösteriyor.)

Oyun oynuyoruz… Kendi koyduğumuz kurallarla kendimizi cezalandırıyoruz..

Futbol maçında topu ellersen, hele ceza sahası içinde ellersen penaltı olur.. Ve takımında, taraftarlarının da dünyası kararır.. Neden ? Birileri kuralı böyle koymuş.. Yoksa topa istediğin kadar sarıl, Bir şey olmaz….

İyi kötü bir tekneye binmişim, dünya denizlerinde dolaşıyorum.. Dünyanın bütün kural koyucuları ayakta.. Türkiye’de, Yunanistan’da… Evraklar, paralar, sorular, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun??

Carettalara soruyorlarmı acaba nereden geldiklerini, kaç kişi olduklarını? Onlara kurallarını bildiriyorlar mı; “Şu tarihte bu kıyılara gelebilirsiniz, fakat şu tarihten itibaren bu sahil size yasak. Çünkü turizm sezonu başlıyor..” Diye..

Yunuslara soruyorlar mı acaba “Bugün Türk ve Yunan karasularında onbeş kere sınır ihlali yaptınız.. Karar verin, ya Türk sularında kalın yada Yunan sularında…

Niye bütün kurallar bana… Benim yunuslardan yada carettalardan ne eksiğim var..

……………….( Arkadaş gazını attı… Bu tipler böyle konuşunca mangalda kül bırakmazlar… Ama ortada değişen hiç bir şey yoktur.. Konuya dönüyoruz…)

Şirket kurmak için internet bağlantısı lazım… Üstelik kurulum süresince burada beklemeye niyetim yok…. En azından Kavala’ya kadar giderim…. Yolculuk için hiç bir planım yok…

Aslında var… “There’s no plan… That’s the plan..”

Mitilini’de dolaşırken Cosmote gsm mağazasını gördüm.. Girdim.. 45 Euroya herşey dahil modem aldım.. Orada çalışan arkadaş “ Laptopu getir, kurulumu da yapayım.” Dedi. Gittim laptopu getirdim.. Arkadaş pek de kolay olmayan kurulum işlemlerine başladı..

Sabah mağazaya gelenler oluyor.. Girerken “kalimera” diyorlar.. Çok hoşuma gitti.. Sanki şiir gibi, şarkı gibi geldi bana… Kelimenin bir melodisi var.. Her kapı açıldığında “kalimera”yı dört gözle bekliyorum… Kadınların diline daha çok yakışıyor..

Bilgisayara dalmış uğraşan arkadaşa “ Bu kelime çok güzel, bize verirmisiniz ?” Dedim.. Arkadaş dalmış “ Olmaz o Yunanca” dedi… Ben tekrarlayınca, “Nasıl ya, nasıl olacak o iş?” dedi.

Ben de bilmiyorum… Öyle işte…

Sonraki Sayfa

Okuduğunuz İçin Teşekkürler

Yorum Yapın