Doğal Çevre

Doğal Çevre;

Doğup büyüdüğümüz yer bizim doğal çevremizdir. Yani çocukluk ve gençlik çağında bulunduğumuz çevre. Sonradan uzun yıllar yaşayarak şeklini az veya çok aldığımız çevre de sayılabilir.

Geçen gün Marmaris’in köylerini dolaşıyorum. Yol kenarında motosikleti durdurup oradaki ağacın altına oturdum. Buradan manzara güzel görünüyor. Yanımda termos bardakta kahve ve bitter çikolatam var. Çimenlerin üzerine uzandım, kahvemi içiyorum. Şubat ayı ama hayat yaşanabiliyor. Kışın gücü buralara yetmiyor.

Yanımda, aşağıya doğru evler var. Bir kaçı eski köy evi, bir kaçı yeni yapılmış villa. Yakında bir kaç şehirli daha gelir o köy evlerini de villaya dönüştürür.

Villanın birinden bir kadın çıktı, yandaki köy evinde yaşayan kadınla konuşmaya başladılar. Köylü kadına, bana tuhaf gelecek kadar ilgi ve hürmet gösteriyor. İstanbul’da, kendi çevresinde olsa o kadının yüzüne bakmaz.

Kentli kadının burada yapay, sunii bir hali var. Bu “doğal” hayata geçiş yapmak istiyor. Çevreye kendini benimsetmesi lazım. Buralara, bu habitata hiç yakışmıyor. Oturduğu villa bile etrafa yabancı. Ama köylü kadın sanki bu toprağın bir parçası gibi. Şivesi, giyimi, rengi, evi ne kadar buralı.

Kahvemi içerken onları seyrediyorum.

Kentli kadın bahçesine bir şeyler ekmiş, onunla ilgili sorular soruyor. Köylü kadında elinden geldiğince anlatmaya çalışıyor.

Kentli kadının kibar ricalarıyla, köylü kadının rahat şivesi bir birine karışıyor.

Kendi doğal çevresinden kopup gelmiş kadına acıdım. Buradaki hayatı yakalamaya çalışıyor. Domates, patlıcan, biber yetiştirecek, tavuk bakacak.

Sen (mesela) Kadıköy Caddebostan’da yaşamışsan burada işin ne. Olmuyor işte, çok yapay kalıyor. Git, Kadıköy’de Bağdat caddesine çık, orada bir kafede otur. Sahlepini, kahveni iç, evine dön. Sen orada sen olursun, kendini bulursun. Beğen beğenme senin dünyan orası. Belli hayaller kurup burada bir yaşam başlatmaya çalışıyorsun ama bu olmaz. Olsa da saçma bir şey olur.

İstanbul’dan kaçıp sahil kasabalarına yerleşen böyle binlerce insan var. Oraların doğal çevresinin kalıbına giremiyorlar. Giremezler. Farkında olmadan gittikleri yerlere de kendi yaşamlarını taşıyorlar. Kendi çevrelerini oluşturup onu yaşıyorlar. Ve oraların da doğal çevresini bozuyorlar.

Bana da bunları yazdırıyorlar. Kahvem bitti. Ben kalkayım artık..

Sonraki Yazı “Hasta olmak (bazen) güzel şey”

Okuduğunuz İçin Teşekkürler

Yorum Yapın