“Bilmiyorum Abi”

Yine ilkbahar, yine canlanan tabiat…………

Başka söz bulamadım… Güzel yani..

Dün yine motosiklet ile dağ köylerine doğru bir yolculuk yaptım. Yüksek tepelerde durup aşağıları seyrettim.

Bir köyden geçerken, yol kenarında köy ürünüleri satan bir kadın gördüm. Tegzahta zeytinyağı, bal, ada çayı gibi şeyler var. Durdum. Bu kadar zeytinyağı üretilen bir çevrede yaşıyorum, gidip marketten ayçiçek yağı alıyorum, ayıp oluyor. Şuradan zeytin yağı alayım.

Tezgahtaki kadına “ Bunları siz mi üretiyorsunuz?” dedim.

“Evet abi”

“Ada çayını, şu yanındaki adını bilmediğim otları?”

“Yok abi, onları dağdan topluyorum. Zeytin yağı, bal, yumurta, tarhana benim”

Bir litre zeytinyağı aldım. Pet şişede. Sonra ayrılırken ada çayı da aklıma geldi. Bir ara denizlerde gezerken biri vermişti. Sevmiştim.

“Bu ada çayı di’mi ?”

“Evet”

“Faydaları neler ?”

“Valla ….. Bilmiyorum abi..” dedi. Kısa bir an şaşkınlık yaşadım.

“Peki sen kullanmıyormusun?”

“Hep içerim ama faydası var mı yok mu farkında değilim.”

Her gittiğim yerde bitki olsun, kaplıca olsun, faydalarını sorduğum zaman boğazdan başlayıp, solunum yolları, akciğer, kara ciğer, kalp, mide, bağırsak, böbrek ve sonunda idrar yollarından çıkarak faydalarını sayıyorlardı..

Ama kadın “Bilmiyorum” dedi. Sanki ötekiler biliyorlar mı? Asla, çoğu yalan. Satış şablonları, taktikleri… Kadındaki saflık en cambaz satıcının sözlerinden daha etkili.

Hiçbir bilgi deneyimlenmedikçe, gerçek bilgi olamaz. Hem de bu deneyim “Ben içtim, bana iyi geldi” demenin de ötesinde olmalı.

“Bilmiyorum abi” bu köylü kadını gözümde büyüttü. Yükseklerde bir yere koydu..

Ada çayımı, zeytinyağımı aldım, yola koyuldum. Hava kararmadan tekneme olmalıyım…

Sonraki Yazı “Vloggerlık Hakkında”

Okuduğunuz İçin Teşekkürler

Yorum Yapın